Araştırma

Devam Eden Araştırmalar

Türkiye'de İnsan Hakları Savunuculuğu Pratiklerinin Değişimi

Türkiye’nin mevcut baskı ortamında sivil alanın giderek kapanması, temel insan haklarının ve özgürlüklerinin korunması ve desteklenmesini ve dolayısıyla insan hakları savunuculuğunu derinden etkilemektedir. Sivil alanın kapanışı, sivil aktörlerin insan haklarının zayıflatılmasına ve göz ardı edilmesine neden olmakta ve ağır/ciddi insan hakları ihlallerinin yaygınlaşmasına etkin biçimde cevap verme kapasitelerini sınırlamaktadır. Bu durum özellikle ifade, medya, toplanma ve örgütlenme özgürlüklerine karşı uygulanan engelleme ve yasaklamalarda ve ülkedeki ağır/ciddi insan hakları ihlalleriyle mücadele edenlere yönelik hukuksuz yargılama/cezalandırma pratiklerinde izlenebilir. 

1990’lardan başlayarak günümüze kadar, insan hakları savunuculuğu pratiklerindeki değişimin analizini yapmayı hedefleyen bu araştırma, uluslararası insan hakları ortamı, kurumları ve organlarının yerelde savunuculuk pratiklerini nasıl etkilediğine odaklanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, uluslararası insan hakları mekanizmaları, kurum ve organlarının tutum, karar ve eylemleri Türkiye’de insan hakları ortamı ve sivil alanın kapanışı ile ilişkilendirilerek ele alınacaktır. İşleyen bir insan hakları rejiminin ve hukukun üstünlüğünün temeli olarak, Türkiye’de sivil alanın yeniden canlandırılması ve genişlemesi genel amacıyla bağlantılı biçimde, bu araştırma ile insan hakları aktörlerinin/savunucularının yeni stratejiler, eylem biçimleri geliştirebilmesine ve ihlallere karşı etkili mücadele yürütülebilmesine katkı sağlaması hedeflenmektedir.

Sivil Alanın Kapanışında Güvenlikleştirme Söylem ve Pratiklerinin Rolü

Türkiye’de özellikle 2015 sonrasında yaşanılan yeni politik şiddet dalgası ve baskı ortamında güvenlikleştirme söylem ve pratikleri siyasi kontrolün en önemli araçlarından birine dönüşmekte; bu söylem aracılığıyla belirli konu, kişi ya da gruplar hedef gösterilmekte, itibarsızlaştırılmakta, ötekileştirilmektadir. Bu durumun önemli sonuçlarından birisi sivil toplum alanının giderek daralmasıdır. Bu araştırma, ifade, medya, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü bağlamında Türkiye’deki sivil alanın kapanışını güvenlikleştirme tartışmaları çerçevesinde ele almayı; toplumsal alanda güvenlik sorunu teşkil etmeyen meseleleri, demokratik siyasetin bilindik işleyişini devre dışı bırakacak şekilde güvenlik meselesine dönüştüren söylem ve pratikleri açığa çıkarmayı hedeflemektedir. Çalışma kapsamında aynı zamanda, güvenlikleştirme söylem ve pratiklerinin sivil toplum alanını nasıl etkilediği, hak temelli çalışmalar yürüten sivil toplum örgütlerinin ve savunucularının bu sürece müdahale etme stratejileri ve yöntemleri ile bu süreçle baş etme kapasiteleri araştırılacaktır.

Yeni Rejim ve İnsan Hakları İhlalleri

TİHV Dokümentasyon Merkezi’nin günlük raporlarına dayanılarak sürdürülen bu araştırma, 2015-2019 arasındaki beş yıllık dönemi mercek altına alarak, (1) Türkiye’de ifade, basın, toplantı ve örgütlenme özgürlüklerine yönelik ihlallerin sayısal döküm ve analizini yapmayı ve (2) söz konusu analizin ortaya koyacağı örüntüleri, Türkiye’deki  makro-siyasal değişimlerle ilişki içinde incelemeyi amaçlamaktadır. 

Tamamlanan Araştırmalar

Üniversitenin Olağanüstü Hâli:
Akademik Ortamın Tahribatı Üzerine Bir İnceleme

Araştırma raporunu indirmek için tıklayınız.

Akademisyen İhraçları:
Hak İhlalleri, Kayıplar ve Güçlenme Süreçleri

Araştırma raporunu indirmek için tıklayınız.