Sempozyum Hakkında

Yeni Bir İnsan Hakları Hareketine Doğru:
Küresel İnsan Hakları Krizi Karşısında Ne Yapmalı?

Türkiye İnsan Hakları Vakfı
3-7 Ekim 2020

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, insan varlığını “özgürlük, eşitlik, adalet ve barış” kavramlarına bağlayan, bu anlamda bir arada yaşamanın “temel ilkeleri”ni sunan en önemli sözleşme niteliğini halen koruyor. Ne var ki, Beyanname’nin insan olmanın koşulu olarak tanımladığı haklar, ancak hayata geçirildiği ve güvence altına alındığı noktada mevcuda geliyor. İnsan hakları, siyasal alanın retorikle inşa edebileceği bir alan değil; bilakis hakların içerik ve kapsamı uygulamalarla varlık ve anlam kazanıyor ve korunması yurttaşların müdahilliğine ihtiyaç duyan bir pratiği gerektiriyor. İnsan haklarının yazılı bir ilkeler manzumesinin ötesinde, neden bir hareket ve mücadele olduğunun cevabıda belki burada saklı: İnsan hakları hareketi, bugüne dek hem insan haysiyetini korumanın sorumluluğunu taşımak hem de farklı kimliklerin, aidiyetlerin ve toplulukların kendilerini gerçekleştirme mücadelesinde etik bir politiği temin etmek açısından demokratik bir kamusal alanın işleyişinde kurucu rol oynuyor.

O halde insan haklarının, günümüzün otoriterleşen, olağanüstü hal ya da en azından olağandışı güvenlik tedbirleriyle yol alan, sağ-popülizmin milliyetçi-muhafazakar eğilimleriyle çizilen; …

Devamı

Sempozyum Afişi

Preloader